27 Aralık 2025 Cumartesi

Machine Learning (Makine Öğrenimi) Nedir? Türkçe Detaylı ve Anlaşılır Anlatım

Machine Learning (Makine Öğrenimi) Nedir? Türkçe Detaylı ve Anlaşılır Anlatım

Machine Learning (Makine Öğrenimi) Nedir? Türkçe Detaylı ve Anlaşılır Anlatım

Son yıllarda teknoloji dünyasında en sık duyulan kavramlardan biri Machine Learning, yani Makine Öğrenimidir. Arama motorlarından sosyal medyaya, sağlık sistemlerinden finans sektörüne kadar pek çok alanda aktif olarak kullanılan bu teknoloji, yapay zekanın en kritik bileşenlerinden biridir.

Bu yazıda, machine learning nedir, nasıl çalışır, hangi alanlarda kullanılır ve gelecekte bizi neler bekliyor gibi sorulara Türkçe, detaylı ve bilimsel bir yaklaşımla cevap verilecektir.

🤖 Machine Learning (Makine Öğrenimi) Nedir?

Makine öğrenimi, bilgisayar sistemlerinin açıkça programlanmadan, verilerden öğrenerek karar alabilmesini sağlayan bir yapay zeka alt dalıdır.

Klasik yazılımlarda kurallar insan tarafından tanımlanır.

Makine öğreniminde ise:

  1. Kuralları sistem, verilerden kendisi çıkarır.
  2. Bu sayede sistemler:
  3. Tahmin yapabilir
  4. Sınıflandırabilir
  5. Örüntüleri tanıyabilir
  6. Zamanla performansını artırabilir

🧠 Makine Öğrenimi Nasıl Çalışır?

Makine öğrenimi süreci temel olarak şu aşamalardan oluşur:

1️⃣ Veri Toplama

Modelin öğrenebilmesi için büyük ve kaliteli veri kümelerine ihtiyaç vardır. Bu veriler; metin, görüntü, ses, sensör verisi veya sayısal kayıtlar olabilir.

2️⃣ Veri Ön İşleme

Ham veriler genellikle eksik, hatalı veya gürültülüdür. Bu aşamada:

  • Eksik veriler düzeltilir
  • Aykırı değerler temizlenir
  • Veriler normalize edilir

3️⃣ Model Eğitimi

Veriler, seçilen algoritmaya verilerek model eğitilir. Model, verilerdeki ilişkileri öğrenmeye başlar.

4️⃣ Test ve Doğrulama

Modelin başarısı, daha önce görmediği verilerle test edilir.

5️⃣ Tahmin

Eğitilen model, yeni veriler üzerinde tahmin ve karar üretir.

📊 Makine Öğrenimi Türleri

🔹 Denetimli Öğrenme (Supervised Learning)

Veriler etiketlidir.

Örnek: E-posta → Spam / Spam Değil

  • Kullanım alanları:
  • Kredi skorlama
  • Hastalık teşhisi
  • Fiyat tahmini

🔹 Denetimsiz Öğrenme (Unsupervised Learning)

  • Veriler etiketli değildir.
  • Amaç, veri içindeki gizli yapıları keşfetmektir.
  • Kullanım alanları:
  • Müşteri segmentasyonu
  • Anomali tespiti
  • Davranış analizi

🔹 Pekiştirmeli Öğrenme (Reinforcement Learning)

  • Model, deneme–yanılma yöntemiyle öğrenir.
  • Başarıya ödül, hataya ceza verilir.
  • Kullanım alanları:
  • Otonom araçlar
  • Oyun yapay zekaları
  • Robotik sistemler

🌍 Makine Öğrenimi Nerelerde Kullanılır?

Makine öğrenimi günümüzde pek çok sektörde aktif rol oynamaktadır:

  • 📱 Akıllı telefonlar: Sesli asistanlar, kamera iyileştirme
  • 🏥 Sağlık: Kanser teşhisi, görüntü analizi
  • 💳 Finans: Dolandırıcılık tespiti, risk analizi
  • 🛒 E-ticaret: Ürün öneri sistemleri
  • 🚗 Ulaşım: Otonom sürüş sistemleri
  • 🔐 Siber güvenlik: Şüpheli davranış tespiti
  • ⚠️ Makine Öğreniminin Zorlukları

Her güçlü teknolojide olduğu gibi makine öğreniminin de bazı riskleri vardır:

  • Yanlı (bias) veri kullanımı
  • Veri gizliliği sorunları
  • Açıklanabilirlik eksikliği
  • Yüksek hesaplama maliyetleri

Bu nedenle etik ilkeler ve şeffaf algoritmalar büyük önem taşır.

🔮 Gelecekte Makine Öğrenimi

  • Makine öğrenimi, gelecekte:
  • Daha otonom sistemler
  • Kişiye özel sağlık çözümleri
  • Akıllı şehir altyapıları

Eğitimde bireyselleştirilmiş öğrenme gibi alanlarda çok daha etkin rol oynayacaktır.

Özellikle derin öğrenme (deep learning) ve büyük dil modelleri (LLM), bu dönüşümün merkezinde yer almaktadır.

Makine öğrenimi, yalnızca teknik bir konu değil; toplumu, ekonomiyi ve insan davranışlarını etkileyen güçlü bir dönüşüm aracıdır. Bu teknolojiyi anlamak, geleceği anlamakla eşdeğerdir.

5 Ekim 2025 Pazar

💻 Bilgisayarınızdaki Windows Tuşunun Gizli Özellikleri

💻 Bilgisayarınızdaki Windows Tuşunun Gizli Özellikleri

💻 Bilgisayarınızdaki Windows Tuşunun Gizli Özellikleri


Bilgisayarlarımızda her gün kullandığımız Windows tuşu, aslında sandığımızdan çok daha güçlü! Çoğu kullanıcı sadece “Başlat menüsünü açıyor” sanıyor ama bu küçük tuş, doğru kısayollarla verimliliğinizi uçurabilir 🚀


Aşağıda, profesyonel kullanıcıların bile bilmediği Windows tuşu kombinasyonlarını ve gizli özellikleri senin için derledim.


⚙️ 1. Görev Yönetimi ve Pencere Kontrolü


  • Windows + D → Tüm pencereleri küçültür, masaüstünü gösterir.
  • Windows + E → Dosya Gezgini’ni açar (en hızlı yöntem).
  • Windows + Tab → Tüm açık uygulamaları görsel olarak listeler.
  • Windows + ↑ / ↓ / ← / → → Aktif pencereyi ekranın istediğin köşesine sabitler (özellikle çift monitörde müthiş!).


🔍 2. Hızlı Arama ve Ayarlara Erişim


  • Windows + I → Ayarlar menüsünü anında açar.
  • Windows + S → Bilgisayarda arama yapmanı sağlar (dosya, uygulama veya web).
  • Windows + R → “Çalıştır” penceresini açar, gizli sistem komutlarına ulaşmak için birebir.

Örneğin:

  • msconfig → Başlangıç programlarını düzenle.
  • control → Klasik Denetim Masası.
  • devmgmt.msc → Aygıt Yöneticisi.


🔒 3. Güvenlik ve Gizlilik


  • Windows + L → Bilgisayarını anında kilitler 🔐
  • Windows + Ctrl + D → Yeni sanal masaüstü oluşturur
  • Windows + Ctrl + ← / → → Sanal masaüstleri arasında geçiş yapar.


Bu özellik özellikle işte ya da kalabalık ortamlarda çok işe yarar — bir masaüstünde kişisel işler, diğerinde profesyonel projeler!


🎥 4. Ekran Görüntüsü ve Kayıt


  • Windows + Shift + S → Ekranın belirli bir bölümünü yakalamanı sağlar.
  • Windows + G → Xbox Game Bar’ı açar (ekran kaydı, performans ölçümü).
  • Windows + Alt + R → Ekran videosu kaydı başlatır (oyun, eğitim, sunum fark etmez).


🧠 5. Gizli Geliştirici Özellikleri


Windows + X → “Gizli Başlat Menüsü”nü açar. Buradan:

  • Komut İstemi
  • Görev Yöneticisi
  • Aygıt Yöneticisi
  • Disk Yönetimi gibi araçlara direkt ulaşabilirsin.

Windows + . (nokta) → Emoji paneli açar 😎

Windows + V → Pano geçmişini görüntüler (önceden kopyaladığın şeyleri tekrar kullanabilirsin!).


💡 Ekstra İpucu: Windows Tuşunu Kişiselleştir!


PowerToys adlı ücretsiz Microsoft aracıyla Windows tuşunun davranışlarını yeniden tanımlayabilir, kendine özel kısayollar oluşturabilirsin.

Böylece tek bir tuşla hem program açabilir hem de sistem görevlerini yönetebilirsin.


Artık “Windows tuşu sadece menüyü açar” devri bitti!

Bu kombinasyonları öğrenip günlük hayatına uygularsan, işini iki kat hızla yapabilir, bilgisayarını profesyonel bir kullanıcı gibi yönetebilirsin.


Unutma: Bilgi güçtür, kısayollar ise zekânın yansımasıdır 🧠✨

30 Eylül 2025 Salı

💻 Flash Bellekle Windows 11 Taşınabilir Bilgisayar Kurma Rehberi

💻 Flash Bellekle Windows 11 Taşınabilir Bilgisayar Kurma Rehberi

💻 Flash Bellekle Windows 11 Taşınabilir Bilgisayar Kurma Rehberi

Düşünsene… Yanında sadece küçük bir flash bellek var ve nereye gidersen git, kendi bilgisayarını açıp kullanabiliyorsun. Evde, işte, internet kafede ya da arkadaşında… Masaüstün, dosyaların, ayarların hep yanında. İşte bu yazıda, flash belleği gerçek bir taşınabilir bilgisayara dönüştürmenin adımlarını öğreneceğiz.


🔹 Neden Flash Belleğe Windows 11 Kurulur?


Taşınabilirlik: Her yerde kendi sisteminle çalışabilirsin.

Güvenlik: Başka bir bilgisayarda şüpheli dosyalara bulaşmadan, kendi güvenli ortamında iş yaparsın.

Yedek Sistem: Ana bilgisayarında sorun çıktığında, hemen flash bellekten açıp işine devam edebilirsin.


🔹 Gerekli Malzemeler


En az 64 GB kapasiteli, tercihen USB 3.0/3.1 destekli hızlı bir flash bellek veya SSD disk.


Windows 11 ISO dosyası (Microsoft’un resmi sitesinden indirilebilir).


Rufus ya da WinToUSB yazılımı.


Bir bilgisayar (ilk kurulumu yapmak için).


🔹 Adım Adım Kurulum


1. Windows 11 ISO Dosyasını İndir


Microsoft’un resmi Windows 11 indirme sayfasına girip ISO dosyasını indir.


2. Rufus Programını Çalıştır


Flash belleğini tak.


Rufus’u aç ve cihaz olarak belleğini seç.


“Seç” butonundan indirdiğin Windows 11 ISO dosyasını göster.


“Görüntüleme modu” kısmında Windows To Go seçeneğini işaretle.


3. Windows 11’i Flash Belleğe Yazdır


Dosya sistemini NTFS seç.


“Başlat” butonuna tıkla.


Kurulum biraz sürecek (flash belleğin hızına bağlı).


4. Flash Bellekten Bilgisayarı Başlat


Kurulum bittiğinde bilgisayarı yeniden başlat.


BIOS/UEFI ayarlarından “Boot Menu” ile flash belleği seç.


Karşında Windows 11 açılacak! 🎉


🔹 Dikkat Etmen Gerekenler


Flash bellek normalden daha çok yazma/okuma işlemi göreceği için zamanla ömrü kısalabilir.


Daha hızlı ve uzun ömürlü kullanım için taşınabilir SSD önerilir.


İlk açılışlarda biraz yavaş olabilir ama güncellemeleri yaptıktan sonra hızlanacaktır.


Artık cebinde taşıyabileceğin bir bilgisayarın var! Sadece bir flash bellekle gittiğin her yerde kendi Windows 11 ortamını kullanabilirsin. Bu yöntem, özellikle öğrenciler, sık seyahat edenler ve farklı bilgisayarlarda çalışmak zorunda kalanlar için müthiş bir çözüm. 🚀

25 Eylül 2025 Perşembe

Telefonlarımız Gerçekten Dinliyor mu?

Telefonlarımız Gerçekten Dinliyor mu?

Telefonlarımız Gerçekten Dinliyor mu?

Hepimiz en az bir kez şu tuhaf anı yaşamışızdır:

Bir arkadaşımızla sohbet ederiz, “tatil için Antalya mı Bodrum mu daha iyi?” diye konuşuruz… Dakikalar sonra sosyal medya akışında “Antalya Tatil Fırsatları” reklamı belirir.

Bu tesadüf mü? Yoksa telefonlarımız gerçekten bizi dinliyor mu?

Mikrofonlar Sürekli Açık mı?

Akıllı telefonlarımızdaki uygulamalar, “mikrofon izni” sayesinde seslerimizi dinleyebilecek teknik altyapıya sahip. Ancak Apple ve Google gibi şirketler, mikrofonun yalnızca “komut tetiklendiğinde” (örneğin “Hey Siri” veya “Ok Google”) çalıştığını iddia ediyor.


Fakat şu soru hep aklımızı kurcalıyor:

Eğer mikrofon sürekli açık değilse, biz konuştuktan birkaç dakika sonra karşımıza çıkan nokta atışı reklamları nasıl açıklayabiliriz?

Gerçek Dinleme mi, Veri İstihbaratı mı?

Uzmanlar diyor ki:

Bizi her an dinlemeye gerek yok. Çünkü zaten elimizde:

  • Konum verilerimiz (nereye gittik, nerede ne kadar kaldık)
  • Arama geçmişimiz (ne araştırdık, neyi merak ettik)
  • Mesajlaşmalarımız (çoğu uygulama metadata topluyor)
  • Alışveriş geçmişimiz (ne satın aldık, hangi siteye baktık)


Yani reklam algoritmaları, birkaç veri noktasını birleştirerek bizim aklımızdan geçenleri tahmin edebiliyor. Bu yüzden çoğu uzman, reklamların “dinlenerek” değil, “öngörülerek” karşımıza çıktığını söylüyor.

Gizli Skandallar ve İtiraflar

2019’da Facebook, kullanıcıların sesli mesajlarını “kalite kontrol” için insanlara dinlettiğini kabul etti.


Amazon’un Alexa cihazları, tetiklenmeden kayda geçtiği anlarla defalarca gündeme geldi.


2021’de bir güvenlik araştırması, bazı Android uygulamalarının mikrofon verilerini “arka planda topladığını” ortaya çıkardı.


Yani, resmi açıklamalar “dinlemiyoruz” dese de pratikte mikrofonların sandığımız kadar masum olmadığını görüyoruz.

Peki Biz Ne Yapabiliriz?

1. Uygulama izinlerini kontrol et: Mikrofonu yalnızca gerçekten ihtiyacı olan uygulamalara aç.

2. Arka plan çalışmasını kapat: Gereksiz uygulamaların arka planda veri toplamasını engelle.

3. VPN ve güvenlik uygulamaları kullan: Takip zincirlerini kırar.

4. Reklam kimliğini sıfırla: Hem iPhone’da hem Android’de bu mümkün.

Dinleniyor muyuz?

Gerçek şu ki, telefonlarımız çoğu zaman bizi dinlemiyor, ama dinleniyormuş gibi hissettiriyor. Çünkü elimizdeki veriler öylesine detaylı ki, şirketler bizi bizden daha iyi tanıyor.

Ama şu da kesin:

Mikrofonlarımızın kötüye kullanıldığı skandallar defalarca patladı. Yani, %100 güvende olduğumuzu söylemek mümkün değil.

Belki de bu yüzden sorunun cevabı şu olmalı:

Telefonlarımız bizi dinlemiyor… Ama biz zaten fazlasıyla konuşuyoruz.

24 Eylül 2025 Çarşamba

Yapay Zekânın Bankalarla Gelişim Süreci

Yapay Zekânın Bankalarla Gelişim Süreci


Bankacılık, insanlık tarihi kadar eski bir sistem. Önceleri altınların kasalarda saklanmasıyla başlayan bu süreç, bugün dijital paraların yönetildiği dev bir ekosisteme dönüştü. Ve bu dönüşümün en görünmez ama en güçlü motorlarından biri: yapay zekâ.


  • İlk Adımlar: Basit Hesaplamalardan Akıllı Yazılımlara


Bankacılığın ilk dijitalleşme adımları 1970’lerde atıldı. O yıllarda yapay zekâ sadece basit hesaplamalar ve veri tabanları üzerine kuruluydu. Bankalar müşterilerin kredi notunu manuel hesaplamak yerine, bilgisayar yazılımlarına güvenmeye başladılar. Bu aslında yapay zekânın bankalara attığı ilk adımdı.


  • 1990’lar: Otomasyonun Yükselişi


90’larda bankalar, müşterilerin davranışlarını anlamak için algoritmalar kullanmaya başladı. ATM’ler sadece para çeken makineler olmaktan çıkıp, kullanıcı alışkanlıklarını izleyen ve daha hızlı hizmet veren cihazlara dönüştü. Yapay zekâ burada ilk kez “müşteri deneyimi” kavramına dokundu.


  • 2000’ler: Risk Analizi ve Dolandırıcılık Tespiti


Yeni milenyumla birlikte bankalar yapay zekâyı güvenlik için kullanmaya başladı. Kart kopyalama, sahte işlemler, olağan dışı harcamalar… Hepsi yapay zekâ tabanlı sistemler tarafından anında fark edilmeye başladı. Bir müşterinin gece yarısı başka bir ülkeden işlem yapması, yapay zekâ için kırmızı alarmdı.


  • 2010’lar: Dijital Bankacılığın Doğuşu


Akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle birlikte bankacılık bir uygulamaya dönüştü. Yapay zekâ bu defa daha da kişisel hale geldi. Müşterilere özel harcama analizleri, “bu ay şu kadar tasarruf edebilirsin” önerileri ve yatırım tavsiyeleri hep bu dönemde ortaya çıktı.


  • Bugün: Yapay Zekâ ile Birebir İletişim


2020’lerden itibaren bankacılıkta yapay zekâ artık bir “asistan” kimliğine büründü. Canlı destek hatlarında karşımıza çıkan botlar, kredi başvurularında saniyeler içinde karar veren sistemler ve yatırım fonlarını yöneten algoritmalar… Hepsi bankacılığı daha hızlı, daha akıllı, daha kişisel hale getirdi.


  • Gelecek: Bankasız Bankacılık mı?


Yapay zekânın bankalarla gelişim süreci bize şunu gösteriyor: Gelecekte bankalar belki de fiziksel şube olmadan sadece dijital asistanlar üzerinden hizmet verecek. Belki de müşteriler, bankaları “bir uygulama” değil “bir yapay zekâ dostu” olarak görecek.


Yapay zekâ, bankaların sadece işlemlerini değil, insanlarla olan ilişkilerini de dönüştürüyor. Artık mesele sadece para değil; güven, hız ve kişisel deneyim.

Yapay Zekânın Günlük Hayatımıza Gizli Dokunuşları

Yapay Zekânın Günlük Hayatımıza Gizli Dokunuşları

Teknoloji, insan farkında olmadan hayatın en küçük ayrıntısına sızıyor. Yapay zekâ dediğimiz şey artık yalnızca laboratuvarlarda, yazılım şirketlerinde ya da bilim kurgu filmlerinde değil; market alışverişinden banka hesabımıza kadar her yerde karşımıza çıkıyor.


Bugün sabah uyandığınızda telefona baktınız mı? Alarmı ertelediniz mi? İşte o alarm bile aslında bir yapay zekâ desteğiyle çalışıyor. Çünkü telefon, uyku düzeninizi, alışkanlıklarınızı ve gündelik programınızı öğreniyor. Birkaç saniyelik farkla çalan o alarm, size özel ayarlanmış oluyor.


Bir kahve makinesi düşünün. Zaman ayarlı, suyun sıcaklığını ayarlayan, kahvenin sertliğini ölçen… Aslında basit gibi görünüyor ama bu cihazlarda kullanılan küçük algoritmalar, yapay zekânın minik parçalarıdır. Siz farkında olmadan, bir bardak kahveniz bile daha lezzetli hale geliyor.


Yolda yürürken kullandığınız navigasyon, trafik yoğunluğunu anlık takip ediyor. Bunu yapabilmesi için milyonlarca kullanıcının hareketini işliyor. Yani sizin rotanızı kısaltan o uygulama, aslında milyonlarca insanın verisini işleyerek size yol gösteriyor.


Bankada hesap hareketlerinizi kontrol ettiğinizde karşınıza çıkan “şu kadar harcadınız, şu kadar biriktirebilirsiniz” uyarıları da basit birer yapay zekâ önerisidir. Sizi tanır, davranışlarınızı analiz eder, size yol çizer.


Kısacası yapay zekâ, bazen görünmez bir dost gibidir. Yanınızda sessizce yürür, sizi dinler, sizin alışkanlıklarınızı öğrenir. Bir makine değil, bir yoldaş gibidir.


Ama burada kritik bir nokta var: Tüm bu kolaylıkların yanında mahremiyet meselesi. Yapay zekâ ne kadar kişisel verimizi öğrenirse, bize o kadar özel bir hizmet sunar. Ancak bu aynı zamanda “sınırların bulanıklaşması” demektir. Yani yapay zekâ dost mudur, yoksa fazla meraklı bir komşu mu? Bu sorunun cevabı henüz tam net değil.


Belki de asıl mesele şu: Yapay zekâdan korkmak yerine, onu anlamak ve kendi lehimize kullanmak. Çünkü gelecekten kaçamayız. Telefon, bilgisayar, ev aletleri, arabalar… Hepsi bizim hayatımıza sessizce dokunmaya devam edecek.


Ve bir gün, biz farkında olmadan, yapay zekâ günlük hayatın görünmez ama vazgeçilmez bir parçası olacak.

7 Temmuz 2025 Pazartesi

AutoCAD’e Yeni Başlayanlar İçin 10 Kritik İpucu (2025 Güncel)

AutoCAD’e Yeni Başlayanlar İçin 10 Kritik İpucu (2025 Güncel)

Şantiyede pişmiş zaman zaman zorluklar yaşamış birinin samimi notları.

AutoCAD, mühendislik, mimarlık ve tasarım dünyasında en yaygın kullanılan çizim programlarından biri.

Ben bu programı ilk açtığımda neye tıklasam tedirgin olurdum; yanlış bir şey yapmaktan korkar, her komutta “bu ne işe yarıyor?” diye düşünürdüm.

Zamanla, hem sahada çalışırken hem de bilgisayar başında sabahlarken öğrendiklerim oldu. Projede ve uygulama neyazık ki herzaman birebir olamayıyor. Burda önemli olan projeyi doğru okuyup sahada uygulamayı etkin bir şekilde yönetebilmekten geçiyor.

Şimdi bu notları, hem kendi geçmişime bir mektup gibi, hem de yeni başlayanlara yardımcı olsun diye bu yazıya döküyorum.

İşte AutoCAD'e yeni başlayan herkesin işine yarayacak 10 ipucu:

✅ 1. Komut Satırına Alışın


AutoCAD’in en güçlü yönü klavye komutlarıdır. Menüden tek tek uğraşmak yerine L yazıp Enter’a basarak çizgi çizmek çok daha hızlıdır.

Sık kullanılan bazı komutlar:

L → Line (Çizgi)

C → Circle (Daire)

TR → Trim (Kırp)

EX → Extend (Uzat)

H → Hatch (Tarama)

Bu komutları klavye alışkanlığı haline getirirsen hızına sen bile şaşırırsın.

✅ 2. Katman (Layer) Mantığını Öğrenin


Şantiyede ya da ofiste bir projeyi okuyan kişi, her şeyin düzenli ve ayrı katmanlarda olmasını bekler.

Katmanlar bir dosyayı tertipli, okunabilir ve sade hale getirir.

Ben genelde şu katmanlarla başlarım:

  • Duvar
  • Kapı / Pencere
  • Mekanik
  • Elektrik
  • Yazı
  • Ölçü

✅ 3. Snap ve Grid Ayarlarını Aktif Kullanın


Milimetrik çalışıyorsan, çizginin kaçtığı yer seni rezil eder.

Snap açık olursa, çizgiler birbirine tam oturur.

Klavye kısa yollar:

F3 → Object Snap

F9 → Snap Mode

F7 → Grid

✅ 4. Ölçülendirmeyi Doğru Yap


AutoCAD’te en güzel çizim bile, kötü ölçülendirme yüzünden çöp olabilir.

DIMSTYLE komutu ile kendi ölçü stilini oluştur. Yazı boyutu, ok biçimi, renkler her zaman projenle uyumlu olmalı.


✅ 5. Blok Kullanmayı İhmal Etme


Kapılar, pencere detayları, mobilya… bunları her seferinde çizmek yerine blok yap.

Hem hızlanırsın hem de çizim düzenin artar.

Ben şunu yaparım:

  • B ile blok oluştur
  • W ile dışa aktar
  • I ile istediğim projeye çağırırım

✅ 6. Ölçek Ayarlarını Baştan Yap

Çizimini 1:1 yap ama çıktıyı 1:50 / 1:100 alacaksan bunu en baştan bil.

Layout ekranı bu işin kalbidir.

Tavsiyem: Layout'ta Plot Scale ayarını doğru yap, CTB dosyasını seçmeyi unutma.

✅ 7. Yedekleme Al


Bir keresinde bilgisayar çöktü, çizdiğim her şey uçtu.

O günden beri buluta yedekliyorum.

AutoCAD .bak dosyası tutar ama sen yine de kendin Save As ile farklı versiyonlar kaydet.

✅ 8. Komut Tekrarı = Zaman Kazancı


Bir komutu tekrar etmek için sadece boşluk tuşuna bas.

Bu alışkanlık, dakikada 10 saniye kazandırır. Günde 100 komutla 1000 saniye yani neredeyse 20 dakika!

✅ 9. XREF Kullanmayı Öğren


Büyük projelerde bir binayı, bir armatürü, bir detayı ayrı çizip, sonra çağırmak için XREF kullan.

Düzenlersen tüm çizimlere yansır.

✅ 10. PDF’ye Dönüştürürken Kaliteyi Düşürme


DWG’yi PDF yaparken doğru CTB seç, çözünürlük 600 DPI olsun.

Aksi halde çıktı silik ve amatör görünür.

AutoCAD öğrenmek sabır, tekrar ve hata ile ilerleyen bir süreç.

Ben bu yolda öğrendiklerimi anlatmaya devam edeceğim.

Sen de bu yolda yalnız değilsin.

Bu yazıyı faydalı bulduysan yorum bırakmayı unutma belki de senin sorunun bir sonraki yazının konusu olur.

Senin de AutoCAD başlangıç hikâyen varsa yorumlarda paylaş.

Birbirimizden öğrenmek bu işin en güzel yanı.

Machine Learning (Makine Öğrenimi) Nedir? Türkçe Detaylı ve Anlaşılır Anlatım

Machine Learning (Makine Öğrenimi) Nedir? Türkçe Detaylı ve Anlaşılır Anlatım Son yıllarda teknoloji dünyasında en sık duyulan kavramlardan ...

Most Popular